sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.02.2011

çok oldu çook..

Amma da zaman geçmiş son blog'lamadan beri..iyi dileklerden midir, iyi huyumdan mıdır nedir işle ilgili herşey güzel başladı güzel gidiyor..evet klişe olacak ama ben de “çok yoğun çalışıyorum”.. fakat asla şikayet yok..nihayetinde kaç kişiye nasip olur hayali ile iştigal etmek..

o kadar çok şey birikmişki..şu an şaştım, nereden başlasam bilemedim..iphone'undaki fotograflara bakınca daha iyi anladım birikintinin boyutlarını..artık özet bir kolajla geçmeye çalışacağım basın bültenini:) malum, içimden çıkınca, birileri okuyunca daha anlamlı oluyor herşey, hayat..

herşey galata'da başladı..arandım..gel işe başla dediler..sonrası malum..blog'dan kopuş..başka bir gezegene doğru yol alış..amanın ne şahane yer olmuş galata meydanı.. artik galatadaki tek şahane şey doğan apartmanı değil neyseki..o butikler, o kafeler şahane bir atmosfer olmuş..

Fakat ben elbette kendime yakışanı yaptım ve de her zaman olduğu gibi iki ayağımı bir pabuca sokarak ilk pazartesimden önceki haftasonu viyana kaçamağı yaptım..kar görmek için..xmas atmosferi solumak için..panç içmek için..


bir ara body worlds sergisine gittik..ne acayip şeydi o..orada gördüğüm omurilikten sonra artık dik oturmak konusunda daha dikkatliyim..sergi girişinde duvarlara yapıştırılan, konseptle ilgili bilgilendirici notlar arasında gördüğüm power fm reklamının veriliş biçimi ise takdirime şayan oldu elbette..yanıbaşındaki istanbul modern'e de uğradık elbette..ve ben en favori aktivitem olan müze dükkanı gezme kısmını elbette müzeyi gezmekten daha uzun tuttum..bir defter fetişisti olarak müze dükkanından geri dönüşüm ürünü, kapağı çiçekli basma entari kumaşından harika bir defter aldım..hala kullanmaya kıyamıyorum, henüz seyretme aşamasındayım..

bu arada tanıştığım harikulade, fevkalade hamam tasından bahsetmeden geçemeyeceğim..tasın içinde zarif bir balık var..içine su doldurduğunuzda balık yüzüyor!! sadece gövdesinin ortasından tek noktadan sabitlenmiş..310060 derece dönüyor suyu görünce..küçükken anneannem hamama götürürdü beni ama bu tası hatırlamıyorum..genelde orta yaş olup da hamama gidenler bilirmiş öyle dedi bir orta yaş insanı..ne zarif şey ama..

yazacak birkaç şey daha var fakat siyah kuğu'ya bilet aldım ve film saatine az kaldı..gitmem gerek..hem belki siyah kuğu hakkında da ahkam keserim sonra..

böyle işte..

not: özlemişim yazmayı:)
(photos by bherefu)

2.10.2010

gecikmeli yazı..

tamam..hayatta herşey on time olamıyor her zaman..bu yazı da onlardan biri..ama önemi var mı tartışılır..nihayetinde hiç kimse “ah şu bherefu bi yazı yazsa da okusak bi çırpıda” demiyor zannımca..

benim kardeşim şahane bir üniversiteye başladı bu sene..koç üniversitesi..öyle şahane bir kampüsü var ki, tüm iç sıkıcı öğrencilik anılarıma rağmen yeniden öğrenci olasım geldi..ciddiyim bak..şu fotoğrafa bir bak..ne enfes bir avlu..insan burada değil ekonomist mühendis falan, şair olur..

galiba eylül ortasıydı..pera müzesindeki japonya medya sanatları festivali başlıklı bir sergiye gittim..çok eğlenceli, çok yaratıcı, çok enerjikti..bu kadar çok’u kendinde buluşturmasının benim için başlıca sebebi çalışmaların tamamına yakınının interaktif olmasıydı..bir numaram fotoğraftaki çalışma..masadaki içi değişik esanslarla dolu şişelerden birini seçip, elinizdeki kağıt parçasına sıkıyorsunuz ve kağıdı duvardaki sensörlere yakın halde tutuyorsunuz..sonra duvarda yavaş yavaş çiçekler, kuşlar beliriyor..her sensör, her esans ayrı bir şölen oluyor..küçüklüğümde barbie bebeğimle nadir de olsa oynadığım anlardaki tadı hatırlattı bana..


pek uzun bir aradan sonra viaport avm’ye gittim..meydan avm’den sonraki yıldızım..dağ başında, tem kenarında olmasına rağmen böyle gezilesi, vakit geçirilesi bir yer olamaz..açık hava olduğu için zaten gözüme girmişti..şimdi bir de ekledikleri yeni akslarla daha da başka olmuş..yaşasın open air avm’ler..


artık ben de türk kahvesi içebiliyorum..hem de yüzümü buruşturmadan..hem de her yudumdan sonra içimden-zaman zaman dışımdan-öğğğğ demeden..bunu neden daha önce düşünemedim acaba..bir çikolik (=çikolata kolik) olarak nasıl kaçırmışım çikolata aromalı türk kahvesini.. kahvenin o kekremsi o buruk tadından eser yok bu version’da..ilk denemem de-fotoğrafta görüldüğü üzre-birkaç gün önce gerçekleşti..fal bakmayı öğreniyorum gayretle..yaşasın..artık ben de türk kahvesi içip havalı havalı sohbet edenlerden oldum..olacağım..olurum artık herhalde..ne bileyim..hadi bakalım..
(photos by bherefu)

9.12.2009

saatchi gallery..

gerçekten, en samimi duygularımla-olduğu kadar elbette-çabaladım modern sanatı anlamak için..hatta üşenmeyip kalkıp taa saatchi gallerye kadar gittim ve 13 adet sergi salonunun tamamını tek teek dolaştım..itiraf ediyorum..çalışmalar arasında gerçekten insana ilham veren, zihnini çalıştıran örnekler vardı..birden fazla üstelik:) ....ama kanımca benim ve de tepkilerden anladığım kadarıyla pek çok başka ziyaretçinin ilgisini en üst düzeyde çeken çalışma üstte resimlerini görebileceğiniz 'old persons home' isminde olanıydı..10-15 tekerlekli sandalyenin herbirinde bir yaşlı adam(heykeli) oturuyor..fakat bu yaşlı adamlar sıradan yaşlı adamlar değiller..her biri bir dünya liderini anımsatıyor..kimisi uyuyor görünüyor arkaya kaykılmış..kimisi ölü gibi duruyor..kimisi ise cin gibi gözleriyle size bakıyor..sandalyeler rastgele hareket ediyorlar..ileri geri sağa sola..yavaş yavaş ama sürekli..bazan birbirlerine çarpıp kalıyorlar, hemen bir görevli gelip onları ayırıyor ve sonra aynen devam.....aynı anda hem ürkütücü hem eğlendirici hem düşündürücü olmayı başaran bir çalışma naçizane düşünceme göre.....asla modern sanat uzmanı olamayacağım belki ama bu defaki tecrübem öncekiler kadar yıldırıcı değildi doğrusu:)
(photo by bherefu)