
Artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak..:)
(Picture from: http://ubersuper.com/all-ducks-are-wearing-dog-masks/)
..ıs here & ın love

ben ölmeden önce bu ülkede estetik kaygılar konusunda şuur düzeyi böyle bir aşamaya varabilecek mi acaba?
çok sıcak bir havada buzdolabındaki yumurtaları buzdolabından çıkarıp mutfak tezgahında 3-4 dakika beklettiğinizde karşınızdaki manzara : "terli yumurtalar" ..bir futbol maçı sonrasında ter içinde kalmış david beckham veya bir action sahnesi sonrası brad pitt manzarasını nasıl da çağrıştırıyor..
kuzguncuk'ta taa benim bacak kadar boyumla sokaklarda koşturup durduğum günlerden, hatta daha da eskiden beri orada olan bir tuhafiyeci vardır..bilen bilir..adı da cemo'dur..geçenlerde kuzguncuk'ta sahile doğru yürürken önce cemo'nun kendisini, birkaç adım sonra da dükkan camına astığı bu notunu gördüm :) öylesine açıklayıcı..
bu meydan avm'yi bir kez daha takdir ettim.."zengin bir kültür mozaiği oluşturan ziyaretçi kitlesini kendi içinde ve dünya ile senkronize etme" işlevini bir kez daha yerine getirdi alnının akıyla..alamanya'daki meşhur ruhr bölgesi-plancıların sevgili ruhr'u-ile eşzamanlı düzenlenen organizasyonun meydan ayağında karşımıza Alphaville çıkmasın mı..valla enfesti doğrusu..çoştuk caanım alphaville şarkılarıyla.."helal..helal sana.." sertab'ın dediği gibi..
"this is the only surviving example of a female nude by Velázquez" demiş National Gallery..
“ 300x384x122 cm.. kiss trap kismet’in iri cüsseli, kanlı ve parlak görünümü rahatsız edici bir his uyandırıyor..alt tarafındaki, kırmızı oje ya da çakma kan kıvamındaki birikinti tıpkı bir korku filmi efekti..yay şeklindeki üst kenarı ise bir mezar taşını anımsatıyor..ya da abartılı bir rock’n roll tongue..”
siyasetçi olarak beğenirsin..ya da beğenmezsin..ama mustafa sarıgül’ün ve/veya ekibinin yürüttüğü iletişim çalışmalarının gözden kaçması namümkün..uzun zamandır şehrin çok farklı noktalarındaki duvarlarda, daima aynı yazı tipiyle gözüme çarpıyor “çare sarıgül”.. yukarıda bunlardan ikisinin fotoğrafı var..birini kadıköy’ün bir mahalle arasında çektim..diğerini ise kavacık’ta bir yol kenarında.. bir google operasyonu ile anladım ki “çare sarıgül”, ekşisi tatlısı muhtelif sözlüklere dahi sirayet etmiş..aslında mustafa sarıgül’ün, son yerel seçimlerde şişli belediye başkan adayı olmasına karşılık maltepe ilçesinde dahi afiş astırdığını duymuş biri olarak bu derece şaşırmam şaşırtıcı..mustafa sarıgül’ün her türlü-underground or else-iletişim çalışmalarını ilgiyle takip etmeye devam..



büyük konuşmamak gerek hiçbirşey hakkında..kimdi o ''ben asla türk kahvesi içmem..pek acı birşey..damak tadıma hiç mi hiç uygun değil..bu son kahvemdir..'' diyen..nerdee..bugün bol köpüklü-mandabatmaz cinsinden-çikolata aromalı türk kahvesi içtim..ardından, adet olduğu üzere bir bardak suyu da yolladım..hatta kürdana batırılmış minik lokumu da attım ağzıma..yani tam manasıyla bir adet kahvekolik profili ortaya koyduk..bizi şahane kahvesiyle ağırlayan yer bağdat caddesi'ndeki fazıl bey'in türk kahvesi ismindeki şirin dükkan..ne kadar şirin ki diyene çektiğim fotoğraflar huzurlarınızda..ayrıca zencefilli limonata ile demirhindi şerbeti de pek tavsiye edilir hani..
london’da iken canım sıkıldığı zamanlarda arada çiziktirdiğim bazı şeylerden biri bu..kocaman eserlerin dikkatimi çeken küçük kısımlarını karalamıştım bir kenara..meditasyon gibi bir şey..insanın kafasının içinde uçuşanları raflarına yerleştirmeye yardımcı olan bir hobi..daha başkaları da var..arada ekleyeyim diyorum onları da..
london günlerimde keyif verici madde bağlamında görselliğini bol bol sömürdüğüm dostum muji beni burada da yalnız bırakmadı..istanbul'da biri nişantaşı biri de bağdat caddesi'nde olmak üzere tam iki tane şubesi açılmış muji'nin.. muji'nin hiçbir ürününde marka, logo vs yok.. nedeni ise markalaşmaya harcayacakları enerjiyi tasarıma harcamalarıymış.. iyi de yapıyorlarmış.. bağdat caddesi muji'yi duyarım da soluğu orada almaz mıyım..allahımm o ne güzel oyuncaklar, ne güzel ev eşyaları, ne şahane notebooklar..mağazadaki tüm ürünleri tek tek inceledim..arada fırsat buldukça gidip emiyorum muji'nin çevre dostu ve yalın tasarım enerjisini..deli manyakça tavsiye edilir muji ziyareti..

web'de sörf yaparken nasıl olduğunu anlamadığım (!:) bir şekilde kendimi bangart.it 'de buldum.. sanat, ilüstrasyon, fotoğraf vb konular hakkında bir dergi.. tarzanca italyancamla anladığım kadarıyla oldukça keyifli..ilüstrasyonlara bayıldım..online okuyabiliyorsunuz dergiyi..bir de tam ekran moduna geçince tadına doyum olmuyor..
ElleDecor’un Nisan 2010 sayısından çaldım bu imajları..İçimi açtılar..Şahane renk skalası..
ya şu burberry bir kez daha girdi gözüme..şu meşhur sartorialist ile işbirliği yapmışlar..adam dünyanın dört bir yanında sokaklarda gezip burberry trenç giyenlerin fotoğraflarını çekmiş..burberry de şahane fon müziği olan bir sitede bu fotoğrafları sergiliyor..müthiş ilham veriyor..sitenin adresi şöyle: http://artofthetrench.com/
tamam pek klişe olacak ama ne yapalım..bahar geldi..her yandan bahar akıyor..boyner ev’in reyonlarına bir göz atmak yetiyor deniz havasını solumak için..veya bauhaus’un bahçe bölümündeki şakayıkların parlak pembelerini, sarılarını görmek insanı ışınlayıveriyor olimpos lodge’nin bahçesine..